Merhaba Dünya!

0

Blog açmak, site sahibi olmak bu iki şey internet ile tanıştığım ilk zamanlarda hayallerimi süsleyen şeyler arasındaydı. Bir düşünsenize internetin yeni yeni yayıldığı, bilgisayar kullanımının giderek arttığı bir dönemde site sahibi olmak çok büyük bir lükstü o zamanlar.

İşte o dijitalleşme devri dediğimiz 2000’li yılların başında benimde bir sitem olmuştu. Ücretsiz olarak dağıtılan ve başka bir sitenin alt sitesiymiş gibi gözüken tarzda bir uzantıyla internet dünyasına “Merhaba” demiştim. Demiştim ama dediğimle kalmak zorunda kaldım. Çünkü web sitesi kurmak o zamanlar için zannettiğim kadarıyla pekte kolay bir şey değilmiş. Bir kere yaşça küçüksün, yabancı dilin yok ve daha da önemlisi internet erişimin çok kısıtlı. İşte bu yüzden ilk heyecanımı attıktan sonra internet dünyasına kısa bir süre elveda dedim. Zaten çok geçmeden sitem de sürekli pasif konumda kalmasından dolayı kapatılmıştı..

Küllerinden doğmak…

Yaşımın biraz daha ilerlemesi, yabancı dilimin artık temelde olsa var olması ve de daha önce dediğim gibi internet erişimimde kısıt olmamasından dolayı bir zamanlar yarıda kalan hayallerimin peşinden tekrar giderek yeniden kendime bir site kurdum. Geçen sefer olduğu gibi yine ücretsiz bir site ile başlangıç yapmıştım.

İlk heyecanım hala üzerimdeydi. Kayıtları tamamlayıp, sitemi oluşturduktan sonra yazı yazmak için sabırsızlanıyordum. Ayarları tamamladıktan sonra hiç beklemeden ilk yazımı yazıp, yayımladım. Birkaç yazı daha yazdıktan sonra bende bir şey olmuştu.. Yeni içerik üretemiyordum, yazdıklarım bana saçma ve anlamsız geliyordu. Ani bir kararla tekrar blog macerasına ara verdim, birkaç hafta sonra da daha sonra belki bir gün tekrar dönerim diyerek silmediğim içeriklerimi de silerek tamamen veda etmiş oldum.

Bir webmasterın doğuşu

Blog macerasına veda etmiştim ama internet üzerine merakım hala devam etmekteydi. Ara verdiğim süre zarfında web dünyası ile ilgili çeşitli araştırmalar yaparak ve kendi çapımda kendimi eğitip, geliştirerek webmasterlığa adım atmış oldum. Temel programlama dilleri, tasarım oluşturmak gibi birçok bilgiye ve donanıma sahip olmuştum. Belki de artık hazırdım ve sadece zamanın gelmesini bekliyordum. İşte o zamanın geldiğini de liseye başlamamla anlamış oldum. Yeniden ücretsiz bir site ile başlangıç yaptıktan sonra bilgilerimi kullanırken kısıtlandığımı fark ederek kendi sunucum ve site adresime geçmem gerektiğine karar verdim. Uzun araştırmalar sonucunda kendi sunucu ve URL‘me geçiş yaptım. Bu benim için çok büyük bir fark olmuştu çünkü çevremdeki çoğu kişinin ilgisi haline gelmişti kendime ait web sitemin olması. Hatta ilgi bazen o kadar ciddi oluyordu ki defalarca böylelikle web sitesi işleri alıp, tamamladığım olmuştu. Kendi sunucumun verdiği özgürlük ile sitemde defalarca tasarım ve içerik değişikliği gerçekleştirdikten sonra blog işini ciddi bir biçimde yapmam gerektiğini ve bunu uzantımı değiştirerek başlamam gerektiğine karar vererek .com ile başladığım site macerama .com.tr olarak devam etmeyi lisenin son senelerinde geçerek sağlamıştım.

İşte aslında şuan bu yazıyı okuduğun kişisel sitem çok büyük bir birikimin ve maceranın somut örneği. Defalarca yarıda bırakıp, daha sonra tekrar sıfırdan başlamanın, bilgi ve deneyim birikiminin toplanarak harmanlandığı en sonunda şuan bulunduğun sitemde en net şekil almış biçimidir. Lafın kısası bu yazım aslında yeni bir başlangıcın temeli, web sitemde yeniden tasarım değişikliğine ve içerik düzenlemesine gittim. Ve artık sitemi öncekilerden farklı bir biçimde sadece blog amaçlı bir görünümde ve sadece blog amacıyla yayın yapacağım.

Her şeyin plandığım gibi büyük bir kararlılıkla gitmesi dileğiyle…
Yeniden Merhaba Dünya!

Bir Cevap Yazın