Kamera  Canon EOS 700D
Lens  Canon EF-S 18-135mm f/3.5-5.6 IS STM
Diyafram  f/9
Enstantene  1/200 sn.
ISO  100
Odak Uzaklığı  50mm
Çekim Tarihi / Yeri  18.03.2016 / Tekirdağ Sahil

Fotoğrafın Hikayesi:


Aslına bakarsanız şuan izlemekte olduğunuz fotoğrafım benim fotoğrafçılığa “Merhaba!” dediğim ilk fotoğrafım. Bu fotoğraf aslında geleceğin başlangıcı. Nasıl mı? Şöyle; bu fotoğrafı çektiğim sıralar Temel Fotoğraf Eğitimi almaktaydım. Eğitimde o kadar çok şey fark ettim, o kadar çok şey öğrendim ki eğer sizler de böyle bir eğitim almadıysanız kesinlikle en yakın fotoğraf derneği veya kurs veren eğitim merkezlerinden bu eğitimi tamamlayın derim. Kursa verecek paranız, vaktiniz yoksa internette onlarca kaynak mevcut (benim site de dahil) onları takip edin. Kısacası bir şekilde bu eğitimi tamamlayın göreceksiniz ki sizlerde pişman olmayacaksınız.

Düşünün yepyeni sıfır mı sıfır bir fotoğraf makinesi almışsınız. Günler sonra elinize geçiyor ve onu ilk fırsatta elinize alıyorsunuz, ilk karenizi çekmek istiyorsunuz. Mis gibi yeni kokusu üstünde. Heyecan ve mutluluğu bir arada yaşıyorsunuz. Sabırsızlanıyorsunuz, bir an önce ilk karenizi çekmeniz gerekiyor, çünkü beyniniz şuan sadece buna odaklanmış durumda başka şeyler şuan umrunuzda değil. Makineyi kaptığınız gibi dışarı çıkıyorsunuz tabi makineyi bir bebek misali koruyarak kollayarak.. Artık özgürsünüz gözünüzün gördüğü her şey fotoğraf ama bir sorun var. Yeni makine, ilk shutter ve ilk kareniz EN ÖZELİ olmalı, sizin için en özel kareyi araştırmaya başlıyorsunuz. Şehirde her şey sıradan, olağan bir biçimde ilerliyor. Biraz yürüyerek ilerlemeye karar veriyor, belki başka bir ana tanıklık eder, onu fotoğralarım umuduyla..

Tam bu noktada sahilde ahşap korkuluklara yaslanmış, uzakları seyreden yaşlı bir amca gözüme çarpıyor.. “İşte ilk karem bu olmalı” diyorum kendime. Ayarları yapıp ilk karemi alıyorum. Fotoğrafı iyi güzel aldık fakat fotoğraf hala fotoğraf değil çünkü içindekilerinin hikayesi yok..

Ara GÜLER‘in de dediği gibi “Ne adamlar var!
Bana soruyorlar; ‘Sen ne marka makineyle fotoğraf çekersin?’ diye. Fotoğraf makineyle mi çekilir? Şimdi en iyi, en gelişmiş daktilo bende olsa en büyük yazar ben mi olurum? Roman daktiloyla mı yazılır?
Arkadaş (gözleriyle kalbini göstererek), fotoğraf burayla, burayla çekilir. Ben Singer dikiş makinesiyle bile fotoğraf çekerim! Şunlara bak. Alıyorlar Leica’yı, Canon’u, Nikon’u ellerine, yola düşüyorlar. Bir köylü mü gördüler. Dur! İki şipşak, tamam… Koyun sürüsü mü gördüler. Dur! İki şipşak, tamam… Çadır mı gördüler. Dur! İki şipşak, tamam… Ben bir çobanın fotoğrafını çekeceksem, onunla oturmalıyım, birlikte yemek yemeliyim, gece çadırında kalmalıyım… Onu tanımalıyım. Fotoğrafını ancak ondan sonra çekebilirim.”

Biliyorum yanlış yaptım ama fotoğrafı çektikten sonra amcamızı daha fazla rahatsız etmemeyi tercih ederek yanından sessizce ayrıldım. Bu fotoğrafın asıl hikayesini ben dahil kimse bilmeyecek sadece tahmin edebileceğiz. Kimisi mutlu kimi hüzünlü bir hikaye canlandıracak kafasında..

 

Yeni fotoğraflarda buluşmak dileğiyle..

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: